Hörbirt Langadonk, Hogwirt Üniversitesi'nde görev yapan Amerikalı bir Vajenbilim Uzmanıdır. Sitambul'da verdiği bir konferans sonrasında görüşmek için randevulaştığı Topbaca Müzesi Müdürü'nün o gece, üstelik onunla görüşeceği sırada spermle boğularak öldürülmesi sonucu kendini "baş şüpheli" olarak olayların içinde bulur. Dahası ölen müze müdürünün jartiyerinin içinde bir Agülü tamponu ve çözülmesi gereken bir bilmece bırakmıştır. Bu bulmacayı çözerken Hörbirt Langadonk'un en büyük yardımcısı Sitambul polisinde Klitorisoloji Uzmanı olan, öldürülen müze müdürünün torunu Ajan Vale Löp Kase Hanım olacaktır. Serüven boyunca Dar Vajen tarikatının uslanmaz ve sadık birer kölesi olan ve darlıkta birbirleriyle yarışan rahibeleri her pozisyonda hizmete her an hazır bekleyecek ve önlerine çıkan her tampona kendilerini sokmak için birer birer can vereceklerdir...

28 Şubat 2010 Pazar

3. Bölüm - Hörbırt'ın Kabusu

Uçak Sitambul havaalanına nihayet vardığında Hörbırt rüyasında bir Dar Vajen ayininde kurban edildiğini görmekteydi.

Ortadaki sunağa çırılçıplak yatırılmıştı, etrafında daire seklini almış dar vajen rahibeleri sırayla kendilerini Hörbırt'a sokup çıkarıyorlardı. Her bir rahibe işini bitirdikten sonra aynı tepkiyi veriyordu: "Benim de dar vajenime o kadar kolay girdi çıktı ki, aradığımız şeyin bu olması imkansız!"

Korkunç bir kabustu bu.... Hostes onu uyandırdığında ter içindeydi...

* * *

Horbırt, Sitambul'da uykusunda Dar Vajen Tarikatı ile boğuşurken dünyanın başka bir yerinde, taaa Aminakonos adasında cinayetler zincirine bir yenisi daha eklenmiş ve Müze müdürü ile alakası olduğu düşünülen bir başka tarihçi daha Kanlı Tampon Amfilatörleri tarikatının kurbanı olmuştu! Ceset bulunduğunda Topbaca Müzesi müdürünün daha şanslı olduğu çok aşikar ortadaydı, çünkü onun jartiyerindeki tampon bu sefer ki kurbanın kötünde hem de üç tane idi!

Kurbanın köt deliğinin, Dar Vajen Tarikatını memnun edecek derecede dar olmadığı her halinden belliydi!!!

Yoksa 3 tane tampon neden kullanılsındı? Yoksa bu 3 rakamı da bir işaretti???

27 Şubat 2010 Cumartesi

2. Bölüm - Amcaristan'lı Himbilyas

Profesör o sırada arka koltukta siyah gözlükleriyle onları dinleyen Himbilyas'dan ve onun Dar Vajen tarikatının yüz yıllardır sakladığı gizem ve Agülü tamponunun içindeki şifrenin peşinde olduğundan habersizdi.

Ölmüş koyuna benzer göz rengi ve kedi ölüsüne benzer kokusuyla çok dikkat çeken Himbilyas daha iyi duyabilmek için yavaşça öne eğildi...

Evet, Kanlı Tampon Amfilatörleri Tarikatının kimliği herkesten gizli lideri Agülü'nün sağ kolu Falloş Nilly, Himbilyas'i bulmuştu.

Amcaristan'ın dağlık bölgelerinde rüzgarlı bir eski şatodaki yetimhanede yetişmiş Himbilyas doğuştan Amfizemi hastasıydı ve acıma duygusunun olmayışı ile meşhurdu. Falloş Nilly, Dar Vajen Şifresini çözecek sırrın ele geçirilmesi için tam da böyle birinin gerektiğini biliyordu ve zaman geçirmeden Himbilyas ile temasa geçmişti. Vajen kokusu aldığında durdurulamaz bir av köpeğine dönüşen Himbilyas'a, dünyanın en dar vajeninin Sitambul'da olduğunu söylemişti Falloş Nilly.

* * *
Hörbırt hostesin sesiyle irkildi:

-Amca başka bir isteğiniz yoksa ben gidiyim artık...

Amca mı?... diye düşündü. Bu dili ilk kez duyuyordu. Amca'yı hangi millet konuşuyordu acaba. Kıza git diye gözüyle işaret ederken laptopunda Google'a girip "amca" yazdı.

Enter'e bastı:
"Amlıların oluşturduğu Amcaristan Milattan Önce 69 yılında Orta Asya'nın batısında bugünkü Rusya'nın olduğu yerde kurulmuş bir beylikken, kadınlarının dar vajenleriyle ün yapması üzerine bütün dünya memleketlerinin akınına uğramış, 31 yıl süren kanlı savaşlara sahne olan topraklarda daha sonra Amcaristan Cumhuriyeti kurulmuştur. Devletin idare şekli bireylerin kendi kendilerini uyarması olarak anlatılabilecek desokrasidir. Rus kızlarının genetik güzelliğine dayanak olarak gösterilen devletin resmi dili Amca, başkenti de Amsiteradam (bugünkü adı Amsterdam)'dır."

Dar Vajen Şifresi 1. Bölüm - Göreve Doğru

Uçağın Buzines Klas mevkiinde en önde bulunan koltuğuna yerleşen Hörbirt, bir bakışta vajeninin daracık olduğunu anladığı hostesin sunduğu viskisini yudumlarken Sitambul'da vereceği konferansı düşünüyordu. Dünyanın en tanınmış Vajenbilim uzmanlarından biri olmak kolay değildi. Örneğin, Maya uygarlığına ilişkin çalışmalarında bu büyük uygarlığın çökmesine yol açan büyük sırrı açığa çıkaran bilim adamı Hörbırt idi.

Profesör Hörbirt kendine viskisi için buz getiren hostesin kulağına eğilerek "yavrum sen kimlerdensin?" dedi. Hostes kıkırdayarak:

- Nasıl yani efendim?

- Nasıl nasıl, bayaaa, nüfus kütüğünde bağlı olduğun yer, hane numarası, mahalle v.b. gibi bilgiler...

- Aksaray Ortaköy kütüğüne bağlıyım ben efendim. Bilmem bilir misiniz yeni il oldu.

- Oh ooh ala ala maşallah, ben Mardin diye düşünmüştüm ama....

- Neden efendim?

- Mardin Dargeçitlileri andırıyor genetik özellikleriniz.

- Hö...

Profesörün gözleri bir noktada düşündü.

"Aksaray, Ortaköy? Saray ve köy, Bu çelişkili gibi görünen dizgi aslında başka bir şifre barındırıyor olmalıydı. Her şey bu kadar basit olamazdı, ak saray, orta köy, her ikisi de belirtisiz isim tamlaması, her ikisi de 7 harf, 7 kere 7 49 eder, 49 dan 9 çıkart ikiyle çarp, seksen. Seksen seksen yüzaltmış Allah neler yaratmış..."

Hostesin v oluşturan göğüs çizgisine takıldı gözleri bu defa.

Viskisinden bir yudum aldı.

Çözmesi gereken çoook şifreler vardı daha...